Etiketler

,

Beni her izlediğimde benden alan filmler var. Ama vize dönemimden dolayı bu filmi unutmuşum.

Geçenlerde yine yeni film haberlerine bakarken aklıma geldi ve izledim mükemmeldi. V for Vendetta’yı her izlediğimde bana bu havayı yakalatması filmin bence en mükemmel filmler arasında olmasından olabilir. Tabi oyuncularından birinin gerçekten hayran olduğum biri olması da cabası. Herhalde Natalie Portman’ın izlemediğim filmi kalmamıştır. Filmin konusu da şu şekilde:

Remember, remember, the fifth of november! (Hatırla, 5 Kasımı hatırla!) sloganı ve gerçekleştirdiği eylemler yönetimi ve halkı hareketlendirir. (5 Kasım 1605; Guy Fawkes’un İngiliz Parlamento Sarayını havaya uçurma girişiminin tarihidir.) Sadece kapalı devre TV yayını yapılan İngiltere’de yayıncı kuruluşu basar ve bir sonraki sene 5 Kasım’da her şeyin değişeceğini ve onun gibi düşünen herkesin sonraki sene 5 Kasım’da Parlemento Binası’nın önünde toplanmasını ister.

Filmde bir yandan bir sene içinde halkın uyanışına, yönetimin gerildikçe baskıyı arttırmasına, özgürlük için gerekli temellerin atılmasına, dedektif Finch’in (Stephen Rea) V’nin ve despot rejimin sırlarını araştırmasına, diktatörlüğün doğuşu ve gelişmesine tanık olurken; diğer yandan Evey’in V’yi ve kendini tanıması, yönetimin kişisel yaşama saldırısı, özgürlüklerin korkulara kurban edilmesi anlatılmaktadır.

Filmin sonunda halk değişime hazırdır, diktatörü devirmek ve parlamentonun havaya uçmasını izlemek için suratlarındaki Fawkes maskelerine rağmen (ki o maskeleri tüm İngiliz halkına V yollamıştır), 4 Kasım geceyarısı parlementoya doğru önlerindeki askerlerden oluşmuş barikatı aşarak yürürler.Aynı anda V intikamını diktatörden, Adam Sutler’den (John Hurt), alır; ölümcül yaralarla Evey’e döner birbirlerine aşklarını ilan ederler. V, Evey’in kollarında ölür. Dedektif Finch, patlayıcı dolu metro vagonuna konmuş V’nin cenazesine ve vagonları harekete geçirmek üzere olan Evey’e ulaşır.Silahını doğrultur ama Evey’in sözlerinden etkilenir ve silahını indirir. Film parlamento binasının havaya uçurulması ile sona erer.
Filmde Londradaki iki anıt bina havaya uçurulur; filmin başında Londra Ağır Ceza Mahkemesi ve sonunda Westminister Sarayı, Çaykovski’nin 1812 Uvertürü eşliğinde yerle bir olur.

Film boyunca V maskesini sadece bir kez, ağlamak için çıkarır, bu sahnede de yüzü değil maske görünmüştür. Bu sahnede sürekli gülümseyen maske altında acı çeken ve ağlayan devrimci ve aşık karakter yattığı ironisi çok güzel vurgulanmıştır. Filmde V’nin yüzü hiç görülmez.

Reklamlar